RÜCUEN TAZMİN İSTEMİ - DAVALI ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE ONAY TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLEYECEK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE BELİRTİLEN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ - HÜKMÜN ONANMASI

Özet
:
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 65.040,89 TL'nin onay tarihi olan 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz edenin sıfatına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

13.04.2026 T.

2026/1819 E.

2026/4049 K.


(6100 S. K. m. 353) (5434 S. K. m. 129)

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kuruma bağlı ... İli ... İlçesi ... İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan...'ın 16.02.2007 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, kazalının vefatı sebebiyle hak sahiplerine 127.439,44 TL peşin sermaye geliri bağlandığını, ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2008/4 00... /129 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumunun 1627 sayılı raporuna göre davalı ...'ün %90 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL gelirin onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 114.695,48 TL'ye yükseltmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe teminatının tamamının ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını, davacının davasını ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 25.05.2021 tarihli 2013/467 E, 2021/279 K sayılı kararı ile davalılardan ...'ın dava konusu kazanın oluşumunda %90 oranında kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 60.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olduğu, bu teminatın tamamının ödendiği ve buna ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu, 5434 sayılı Kanunun 129/2 maddesi gereği Emekli Sandığı tarafından bağlanan aylığın 5 yıllığının kusur oranına göre rücuya imkan verdiği, dava dışı müteveffanın yakınlarına bağlanan aylığın 5 yıllık tutarının bildirildiği ve bu kapsamda yapılan hesaplama sonucu davalı ...'ın onay tarihi olan 23.03.2007 itibaren işleyecek yasal faizi ile toplam 65.040,89 TL'den sorumlu olduğu, sigorta şirketine rücu imkanının ancak sigorta şirketinin sorumlu olduğu limit dahilinde mümkün olup şirketin gerekli ödemeyi tamamen yapmasından dolayı davalı ... aleyhine açtığı davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 65.040,89 TL'nin onay tarihi olan 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

 

... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli 2023/725 E, 2023/211 K sayılı kararı ile kurum alacağının ... İli, ... İlçesi, ... İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yapan ve 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olan...'ın ölümünden kaynaklı olduğu, 5434 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre tahsilinin gerektiği ve buna göre uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 25.05.2021 tarihli, 2013/467 Esas - 2021/279 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3. bendi gereğince kaldırılmasına, talep halinde yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

 

... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 25.01.2024 tarihli 2023/481 E, 2024/38 K sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir.

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 65.040,89 TL'nin onay tarihi olan 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak verilen kararın hatalı olduğunu, kurum olarak bu ödemenin yapıldığını bilme imkanlarının bulunmadığını, sigorta şirketinin dava açıldıktan sonra ödeme yaptığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini, ayrıca yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davacı kurumun 5510 Sayılı Yasaya göre rücu hakkının bulunmadığının belirtildiğini, davalı ...’ün %90 oranında kusurlu bulunduğunu, davaya konu kaza tarihinin 16.02.2007 olduğunu, söz konusu olayda 5510 sayılı Yasa maddelerinin yanında, 5434 sayılı ve 1479 sayılı Yasa maddelerinin de uygulanacağını, kurum zararının tespiti açısından kamu yararı da gözetilerek kusur yönünden inceleme yapılmasını, davalıların %100 kusurlu olduğunun tespiti ile verilen kararın bozulmasını talep ettiklerini

 

belirtmiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, 16.02.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelerin 5434 sayılı Kanun kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir.

 

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz edenin sıfatına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

 

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

13.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

Resim
X