DAVACILARIN GEBELİK SÜRESİNCE YAPILAN TEDAVİ VE HASTANE MASRAFLARINA İLİŞKİN TALEBİNİN İSPATLANAMADIĞINDAN REDDİNE - TAZMİNATIN YASAL FAİZİ İLE MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE KARAR VERİLDİĞİ - HÜKMÜN ONANMASI
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
13.05.2026 T.
2026/898 E.
2026/3087 K.
(6100 S. K. m. 370)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin doğacak ilk çocuklarının gebelik takibinin davalı hastanede davalı doktor ... tarafından yapıldığını, bebeğin doğum tarihini 27.03.2008 olarak bildirildiğini ve kadın doğum uzmanı olarak çalışan davalı Dr. ... tarafından belirlendiğini, doğumdan bir gün önce davalı hastaneye gittiklerini, davalı Dr. ...'nın ultrason muayenesini yaptığını, sezeryanlık bir durumun olmadığını, sancı gelmesinin beklenmesini ve bebeğin herşeyinin normal olduğunun bildirildiğini, 29.03.2008 tarihinde kontrol için gün verildiğini, o gün gittiklerinde herşeyin normal olduğunu, 31.03.2008 tarihine kadar beklenmesinin ilettiklerini, 30.03.2008 günü müvekkili ...'in karnındaki bebeğin hareketlerinin yavaşlığından endişelendiği için davalı hastaneye başvurduklarını ve davalı nöbetçi doktor ... ya gittiklerini, müvekkilinin NST cihazına bağlandığını ve bebeğin kalp atışlarının zayıf ve hareketsiz olduğunun görüldüğünü, doktor tarafından kan şekeri düşmüş olduğu söylenerek müvekkiline meyve suyu ve çikolata yemesinin söylendiğini, müvekkilinin yiyip içtikten sonra tekrar doğumhaneye inip NST'ye bağlandığını, ancak yine kalp atışlarının zayıf olduğu görülünce normal mi sezeryan mı doğum yapmak istediklerinin sorulduğunu, müvekkilinin de hangi yöntem uygun ise uzmanın karar vermesi gerektiğini söyledikten sonra davalı doktorun kendisini kalp müşahede altına aldığını, serum bağlandığını, serum bitince tekrar NST cihazına bağlandığını ve hemşirenin bebeğin atışlarını alamadığını söyleyerek doğumhaneye indirildiğini, bunun üzerine suni sancı verilerek doğumun gerçekleştirilmesinin sağlandığını, kesesi açıldığında bebeğin suyunun kalmadığının ve bu nedenle öldüğünün tespit edildiği, hatalı işlemler ve görev
ihmalleri nedeniyle bebeklerini kaybettiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tüm sağlık harcamaları için şimdilik 1.000,00 TL, müvekkili ... için uğradığı iş ve gelir kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte ve hatalı teşhis ve tedavi nedeniyle müvekkili ...'ın duyduğu elem ve üzüntüye karşılık 70.000,00 TL, ... için 50.0000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı hastanede çalıştığını ve diğer davalı doktor ...'nın izinli olması nedeniyle doğum için kendisinden ricada bulunulduğunu, önce NST çekildiğini, bebeğin kalp atışının zayıf olduğunu söylediğini, kan şekeri düşmesi nedeniyle şekerli sıvı ve gıda aldıktan sonra yeniden NST çekilmesi istendiği, durumundan herhangi bir düzelme olmadığını gören müvekkilinin bir an önce doğumunun gerçekleşmesi gerektiğini düşünerek sezeryan ile bebeğin alınması gerektiğini, yatış işlemlerinin yapılmasının söylediğini, davacı ...'in bu duruma olumlu yaklaştığını, ancak davacı ...'in bağırıp çağırarak sert tepki ile sezeryanı kabul etmediğini, bunun üzerine serum takarak müşahede altında bulunması önerisini davacıların kabul ettiğini, daha sonra çekilen ultrason ve NST raporunda bebeğin kalp atışının olmadığının tespit edilmesi üzerine yine sezeryanı kabul etmeyerek normal yolla doğum yapılmasını istemeleri üzerine suni sancı verilerek bebeğin ölü olarak doğurtulduğunu, müvekkilinin bebeğin ölümünde hiçbir kusurlu davranışının bulunmadığı, gerek meslek gerek etik açıdan üzerine düşün yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
2. Davalı hastane vekili; davacı ...'in gebeliğinin 14. haftasından itibaren müvekkili hastanede ve Dr. ... tarafından muayene edildiğini, bebekte bir rahatsızlık olup olmadığı tespiti için amniyosentez önerildiği ancak davacının yaptırmadığını, 40. haftasına kadar bir problem yaşanmadığını, 29.03.2008 tarihinde rutin kontrol esnasında bir problem görülmediğini, problem olması halinde gerekli uyarılar yapıldıktan sonra 2 gün sonra kontrole çağırıldığını, 30.03.2008 tarihinde sabah saatlerinde bebeğin hareketlerine azalma hissettiği şikayeti ile davacıların geldiğini, NST'ye bağlanıp pazar günü olması nedeniyle nöbetçi doktor tarafından muayene edildiğini, nöbetçi doktor tarafından hastaya serum bağlanarak müşahede altına alındığını ancak ilk andan itibaren bebeğin kalp atışının zayıf olduğu belirtilip durum düzelmeyince sezeryan önerildiğini, ancak sezeryan kabul edilmediğini, davacıların bu işleme izin vermediklerini, müvekkilinin teşhis ve tedavide bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
3. Davalı Dr. ... vekili; müvekkilinin 14. haftadan itibaren 40. haftaya kadar davacı ...'in muayene ve konrollerinin yaptığını, 29.03.2008 günü yapılan kontrolde bebeğin su miktarının yeterli olduğu, kalp atışlarının düzenli olduğunun kaydedildiği, 2 gün sonra 31.03.2018 günü tekrar görmek istediğini, ancak bu arada acil bir durumda nöbetçi hekime müracaat etmesinin önerildiğini, davacı ...'in pazar günü hastaneye müracaat ettiğini ve hastaneye geç geldiğinden ve sezeryanı reddettiğinden bebeğin ölü olarak doğduğunu, ceza mahkemesi kararı ile beraat ettiğini, İl Sağlık Müdürlüğü kararında herhangi bir yetersizlik ve kusurunun tespit edilmediğini Yüksek Sağlık Şurası kararında kusursuz olduğuna oy çokluğu ile karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu'nun 24.06.2014 tarihli raporunda kusur atfedilmediğini, ... Tabip Odası'nın müvekkiline ceza tayin etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Davacıların gebelik süresince yapılan tedavi ve hastane masraflarına ilişkin talebin reddine, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı rapor gideri talebinin reddine, psikolojik tedavi giderleri talebinin reddine, davacı ...'ın mali kayıplar nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, 180 TL cenaze giderinin 31.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...'den müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın 31/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...'den müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 31.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...'den müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar ve davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu ve İlk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanmış olduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak manevi tazminat talepleri yönünden dosyada alınan kusur raporları ve meydana gelen davacıların bebeklerinin vefatı nedeniyle duymuş oldukları elem ve ızdırabın niteliği nazara alındığında İDM kararının hükmedilen manevi tazminat yönünden yerinde olmadığı, bu talep yönünden yeniden hüküm kurulması yeniden yargılama gerekmediğinden; davacıların istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne; davacıların gebelik süresince yapılan tedavi ve hastane masraflarına ilişkin talebinin ispatlanamadığından reddine, psikolojik tedavi giderilmesi ispatlanamadığından reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, 180,00TL cenaze giderinin 31.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 180,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti ve davalı ... (...) ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte ( ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...)'den olay tarihi olan 31.08.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.08.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... (...) ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiş; karar, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek reddedilen tazminat istemlerinin hatalı şekilde değerlendirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı ... vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek reddedilen tazminat istemlerinin hatalı şekilde değerlendirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek doğumda gerekli özen ve dikkatin gösterildiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı Hastane vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek gebelik takibi sürescinde ve doğumda herhangi bir ihmal ve kusur bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı hastane ve davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davranması iddiası nedeniyle istenilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargı Taraf denetimine elverişli olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun düştüğünün anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davacı ... ile davalı ...'ya yükletilmesine ve davalı ...'den mahallinde alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
kaynak:sinerjimevzuat
