Haberler
  • LÜTUF ÖDEMESİ(EX GRATİA)

    LÜTUF ÖDEMESİ(EX GRATİA)

    Bu durumda, poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı … şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. Devamı...
  • ORTAK KUSUR NEDENİYLE REDDOLUNAN TUTAR ÜZERİNDEN DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMELİDİR

    ORTAK KUSUR NEDENİYLE REDDOLUNAN TUTAR ÜZERİNDEN DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMELİDİR

    Bu durumda; davacının hatır için taşındığının kabulü sonucu yapılan indirim nedeniyle reddolunan tutar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru ise de müterafik kusura tekabül eden ve reddedilen tutar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. Devamı...
  • MUNZAM ZARARI TALEP ETMENİN KOŞULLARI

    MUNZAM ZARARI TALEP ETMENİN KOŞULLARI

    Yukarıda belirtilen kararlar uyarınca kişinin mal varlığında meydana gelen azalmanın mülkiyet hakkının ihlâli niteliğinde olduğu munzam zarar ispatı konusunda katı ispat kurallarına bağlı kalındığında ihlâl kararları verildiği ve tazminata hükmedildiği yine yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanarak haksız kazanç elde ettiği ve borçlunun borcunu ödememesi, direngen durumda olması nedeniyle mahkemelerdeki dava sayısının hızla arttığı görülmektedir. Bu nedenle yüksek enflasyonist dönemde soyut yöntemin dikkate alınması tüm bu sakıncaları ortadan kaldıracak, adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Her somut olayın özelliği de dikkate alınarak bulunulacak zarar miktarının TBK’nun 50 ve 51. maddeleri (mülga BK’nın 42 ve 43 md) kapsamında değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Devamı...
  • YILLIK KİRA BEDELİ TUTARI SENETLE İSPAT SINIRININ ÜZERİNDEYSE VE KİRALAYA VERENİN AÇIK MUVAFAKATİ YOKSA ANAHTAR TESLİM OLGUSU TANIK İLE İSPAT EDİLEMEZ

    YILLIK KİRA BEDELİ TUTARI SENETLE İSPAT SINIRININ ÜZERİNDEYSE VE KİRALAYA VERENİN AÇIK MUVAFAKATİ YOKSA ANAHTAR TESLİM OLGUSU TANIK İLE İSPAT EDİLEMEZ

    Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 200. ve 201. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Devamı...
  • FASILALI (ARA VEREREK) ÇALIŞMA

    FASILALI (ARA VEREREK) ÇALIŞMA

    Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ödeme yapılırken giydirilmiş ücrete yol ve yemek ücretinin eklenilmemesi nedeniyle ilk dönemin tasfiye edilmediğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki ilk dönem için ihbar tazminatı yönünden hesaplama yapılırken, davacının son ücretinin asgari ücrete oranlanarak bu oranın ilk fesih tarihindeki ücretle çarpılması suretiyle aylık ücretin yeniden belirlenmesi ve bu şekilde hesaplanan miktardan işverence yapılan ödemenin mahsubuyla sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Devamı...
  • İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    Açıklanan sebeplerle; iş sözleşmesi gereğince teminat olarak verildiği iddia edilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan bir davada, senet lehdarı ile işveren arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli; dava dışı işveren davaya dâhil edilerek her iki tarafa karşı yargılama sürdürülerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Devamı...
  • ARABULUCULUĞUN USULÜNE UYGUN YAPILMADIĞI İDDİASI

    ARABULUCULUĞUN USULÜNE UYGUN YAPILMADIĞI İDDİASI

    Kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin hiç yapılmadığını ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediğini, dava tarihi itibarıyla dava şartı arabuluculuk şartının henüz yürürlüğe girmediği de dikkate alınarak, davaya konu ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacakları yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken, hukuken geçerli bir anlaşmanın varlığı kabul edilerek “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı” yönündeki gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Devamı...
  • TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ KAZA TARİHİNDEKİ YAŞI ESAS ALINARAK TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE BAKİYE ÖMRÜNÜN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN HESAPLAMA TARİHİNDEKİ DAVACININ YAŞI ESAS ALINARAK BAKİYE ÖMÜR BELİRLENİP HESAPLAMA YAPILDIĞI

    TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ KAZA TARİHİNDEKİ YAŞI ESAS ALINARAK TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE BAKİYE ÖMRÜNÜN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN HESAPLAMA TARİHİNDEKİ DAVACININ YAŞI ESAS ALINARAK BAKİYE ÖMÜR BELİRLENİP HESAPLAMA YAPILDIĞI

    Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) Asgari Geçim İndirimi dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) gerekirken ilgili biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Somut olayda karara esas alınan tazminat raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde isabetli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de, davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi gerekirken hesaplama tarihindeki davacının yaşı esas alınarak bakiye ömür belirlenip hesaplama yapılması bozmayı gerektirmiştir. Devamı...
  • GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ZARARI SÜREKLİ SAKATLIK TEMİNATINDAN KARŞILANIR.

    GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ZARARI SÜREKLİ SAKATLIK TEMİNATINDAN KARŞILANIR.

    Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” Devamı...
  • İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNE İTİRAZ ETMEYEN DAVACININ DAVALININ İTİRAZI ÜZERİNE ARTAN İŞ GÖREMEZLİK ORANINDAN YARARLANMASININ USULÜ KAZANILMIŞ HAK İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU

    İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNE İTİRAZ ETMEYEN DAVACININ DAVALININ İTİRAZI ÜZERİNE ARTAN İŞ GÖREMEZLİK ORANINDAN YARARLANMASININ USULÜ KAZANILMIŞ HAK İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU

    Somut olayda, davacı vekilinin Kurum Sağlık Kurulu Kararı ile Yüksek Sağlık Kurulu kararları ile belirlenen %38 oranına itiraz etmemesi hususu gözden kaçırılarak davalı itirazları üzerine ATK 3. İhtisas ve 2. Üst Kurulunca belirlenen daha yüksek oran olan % 47,2 oranına itibarla hüküm tesisi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal eder mahiyette olup hatalı olmuştur. Ayrıca somut olayda davacının ücret iddiası yönünden emsal ücretin tespitine dair araştırma yapmaksızın tanık beyanları ile doğrulandığı gerekçesiyle davacı iddiası gibi ücretin kabulü de hatalıdır. Devamı...
X