Haberler
  • İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    Açıklanan sebeplerle; iş sözleşmesi gereğince teminat olarak verildiği iddia edilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan bir davada, senet lehdarı ile işveren arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli; dava dışı işveren davaya dâhil edilerek her iki tarafa karşı yargılama sürdürülerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Devamı...
  • İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    İŞ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE VERİLEN TEMİNAT SENEDİ

    Açıklanan sebeplerle; iş sözleşmesi gereğince teminat olarak verildiği iddia edilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan bir davada, senet lehdarı ile işveren arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmeli; dava dışı işveren davaya dâhil edilerek her iki tarafa karşı yargılama sürdürülerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Devamı...
  • ARABULUCULUĞUN USULÜNE UYGUN YAPILMADIĞI İDDİASI

    ARABULUCULUĞUN USULÜNE UYGUN YAPILMADIĞI İDDİASI

    Kanun hükümlerine göre usulüne uygun bir başvuru olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin hiç yapılmadığını ve mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediğini, dava tarihi itibarıyla dava şartı arabuluculuk şartının henüz yürürlüğe girmediği de dikkate alınarak, davaya konu ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacakları yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken, hukuken geçerli bir anlaşmanın varlığı kabul edilerek “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı” yönündeki gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Devamı...
  • TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ KAZA TARİHİNDEKİ YAŞI ESAS ALINARAK TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE BAKİYE ÖMRÜNÜN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN HESAPLAMA TARİHİNDEKİ DAVACININ YAŞI ESAS ALINARAK BAKİYE ÖMÜR BELİRLENİP HESAPLAMA YAPILDIĞI

    TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ KAZA TARİHİNDEKİ YAŞI ESAS ALINARAK TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE BAKİYE ÖMRÜNÜN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN HESAPLAMA TARİHİNDEKİ DAVACININ YAŞI ESAS ALINARAK BAKİYE ÖMÜR BELİRLENİP HESAPLAMA YAPILDIĞI

    Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) Asgari Geçim İndirimi dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) gerekirken ilgili biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Somut olayda karara esas alınan tazminat raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde isabetli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de, davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi gerekirken hesaplama tarihindeki davacının yaşı esas alınarak bakiye ömür belirlenip hesaplama yapılması bozmayı gerektirmiştir. Devamı...
  • GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ZARARI SÜREKLİ SAKATLIK TEMİNATINDAN KARŞILANIR.

    GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ZARARI SÜREKLİ SAKATLIK TEMİNATINDAN KARŞILANIR.

    Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” Devamı...
  • İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNE İTİRAZ ETMEYEN DAVACININ DAVALININ İTİRAZI ÜZERİNE ARTAN İŞ GÖREMEZLİK ORANINDAN YARARLANMASININ USULÜ KAZANILMIŞ HAK İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU

    İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNE İTİRAZ ETMEYEN DAVACININ DAVALININ İTİRAZI ÜZERİNE ARTAN İŞ GÖREMEZLİK ORANINDAN YARARLANMASININ USULÜ KAZANILMIŞ HAK İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU

    Somut olayda, davacı vekilinin Kurum Sağlık Kurulu Kararı ile Yüksek Sağlık Kurulu kararları ile belirlenen %38 oranına itiraz etmemesi hususu gözden kaçırılarak davalı itirazları üzerine ATK 3. İhtisas ve 2. Üst Kurulunca belirlenen daha yüksek oran olan % 47,2 oranına itibarla hüküm tesisi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal eder mahiyette olup hatalı olmuştur. Ayrıca somut olayda davacının ücret iddiası yönünden emsal ücretin tespitine dair araştırma yapmaksızın tanık beyanları ile doğrulandığı gerekçesiyle davacı iddiası gibi ücretin kabulü de hatalıdır. Devamı...
  • EKSPERTİZ ÜCRETİ, YARGILAMA GİDERİ OLARAK KABUL EDİLMELİDİR.

    EKSPERTİZ ÜCRETİ, YARGILAMA GİDERİ OLARAK KABUL EDİLMELİDİR.

    Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 71.959,20 TL hasar bedeli, 350,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 72.309,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... vekilinin itirazı neticesinde 59.231,16 TL hasar bedeli, 350,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 59.590,16 TL tazminata karar verilmiştir. Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır Devamı...
  • ÜST EKSTREMİTE YARALANMALARINDA 1 YIL BEKLENİLMESİNE GEREK YOKTUR

    ÜST EKSTREMİTE YARALANMALARINDA 1 YIL BEKLENİLMESİNE GEREK YOKTUR

    Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerinde, engellilik raporu verilmeden önce hastalarda iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığına ilişkin tespitinin alt ekstremiteye bağlı rahatsızlıkları için esas alındığı, üst ekstremiteye bağlı sorunlarda son bir (1) senedir düzelmenin olup olmadığına ilişkin tespit ise öngörülmediği anlaşılmaktadır. Devamı...
  • DAVACININ GEÇERLİ BİR EHLİYETİNİN OLMAMASI ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI İSTEMESİNE ENGEL DEĞİLDİR.

    DAVACININ GEÇERLİ BİR EHLİYETİNİN OLMAMASI ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI İSTEMESİNE ENGEL DEĞİLDİR.

    Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince kazanın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil kusurun bulunmadığının anlaşılması ve davacının sürücü belgesi bulunmasının sürüş kusuru niteliğinde olmayıp illiyet bağını kesecek bir hal olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek ve zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir. Devamı...
  • MOTOR SİLİNDİR HACMİ 50 CC ALTINDA OLAN ARACIN SEBEP OLDUĞU TRAFİK KAZASINDA GÜVENCE HESABI SORUMLU DEĞİLDİR.

    MOTOR SİLİNDİR HACMİ 50 CC ALTINDA OLAN ARACIN SEBEP OLDUĞU TRAFİK KAZASINDA GÜVENCE HESABI SORUMLU DEĞİLDİR.

    Zira, ... Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karışan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Devamı...
X